TÜRKİYELİLER BİRLİĞİ - ISRAEL

UNİON OF JEWS FROM TURKEY IN İSRAEL

äúàçãåú éåöàé úåøëéä áéùøàì

 

Bilgi ve Hedefler

insan kaynakları

Bülten

Bildiriler

Haberler

Muhtelif sanatçılar

Muhtelif Yazılar

 Türkiye Musevi

Cemaatinden

Üyelik Formu

E-Mail

Linkler

Burslar

Yellow Pages

 

Israil'de Türkçe

Hizmet Veren

Türk Kökenliler

 

Sponsorlarımız

Beit Avot Recanati

 

 

 

MUHTELİF SANATÇILAR

MUHTELİF YAZILAR

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Beti Cenudioglu

 

1976 Born in Antakya, Turkey

1995-2000 Istanbul  Mimar Sinan University Fine Arts and Sculpture (Grauduated 2nd place in the whole department)

2000 Graduated from Istanbul Mimar Sinan University Bachelor of Fine Arts in Sculpture

Been exhibiting works since 1996

1996-1998 Istanbul Findikli Open Air Sculpture Exhibition

1998 Istanbul Mixed Bronze Exhibition Vakko Art Gallery

2000 Awarded first place in Istanbul Darphane and Seal Printery Head Quarters   

   World Chess Championship souvenir money competition

2003 Designed the money for Souvenir money competition in honour of  "Turkish Year" in Japan organized by 

Istanbul Darphane and Seal Printery Head Quarters

2007 "Communication" personal exhibition, Istanbul Neve Shalom Cultural Centre

2007 "Communication" personal exhibition, Istanbul Schneider Temple

2007 "Nuit Blanche Istanbul" mixed arts exhibition, Istanbul Almelek Art Gallery

2007  WUJS Arad Arts Program mixed arts exhibition, Israel / Arad Museum

2008  WUJS Arad Arts Program mixed arts exhibition, Israel / Arad Museum

2008  WUJS Arad Arts Program mixed arts exhibition, Israel / Tel-Aviv ZOA House

Communication

beticenudioglu@gmail.com

Tel:0547561518

Beti Cenudioğlu

1976  Türkiye Antakya doğumlu.

2000  İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu.

1996’ dan beri karma sergilere katılmakta.

Katıldığı yarışmalarda çeşitli dereceler kazandı.

Çalışmalarına halen kendi atölyesinde devam etmektedir.

1996 -1998   İstanbul Fındıklı Parkı Açıkhava Heykel Sergisi

1998             İstanbul Karma Bronz Sergisi Vakko Sanat Galerisi

   2000             İstanbul Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü Dünya    

                        Satranç Olimpiyatı hatıra para yarışması birincilik ödülü 

   2003             İstanbul Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü Japonya’da “Türk Yılı” adına

                        düzenlenen hatıra para yarışmasında      paranın arka  yüzü uygulaması

2007             İstanbul Neve Şalom Kültür Merkezi “İletişim” içerikli kişisel heykel  sergisi 

      2007            İstanbul Schneidertempel Sanat Merkezi “İletişim” içerikli kişisel sergisi (ikinci sunum)

      2007           İstanbul Almelek Sanat Galerisi  Nuit Blanche İstanbul başlıklı karma sergisi

      2007           İsrael/Arad Wujs Sanat Programı Arad Müzesi karma sergisi 

      2008           İsrael/Arad Wujs Sanat Programı Arad Müzesi karma sergisi 

      2008           İsrael/Arad Wujs Sanat Programı Tel-Aviv ZOA House karma sergisi                                                                                                                                                         

İletişim

Telefon: 0547561518

e-posta : beticenudioglu@gmail.com

Hakkında çıkan  haberler

http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=%22beti+cenudio%C4%9Flu%22&btnG=Ara&meta=

www.turkey.co.il/beti

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ESERLERİNDEN

 

            

                                                                                                                                                                                  

        

     

 

 

          

 

 

 

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

RENETA SIBEL YOLAK

 

 

        

Kitaplar için bilgi almak isteyen Jak Aboresiye müracaat etsin

Tel:03-6582936 veya 050-5596959

 

 

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Muhtelif Yazılar

 

 

Israilde Yaşayan

Türkiye Kökenli Yahudiler

Yazan: Selim Amado
 

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

İsrail'in 60. Yılında Türk-İsrail İlişkileri

13 Mayıs 2008 Salı

İsrail 60 yıl önce kurulduğunda Orta Doğu bölgesinin bir çok yeni çatışmalara sahne olacağı aşikardı. Bir yandan ABD, İngiltere ve Fransa’nın savaştan galip, fakat zayıflayarak çıktıkları için Ortadoğu’da  oluşan “siyasi boşluğu” doldurmak için bölgeye yeni yeni girmeye hazırlanırken, diğer taraftan Sovyetler Birliği, Komünizmin lideri olarak yeni bağımsızlığını kazanan Arap ülkelerini ideolojik olarak ve gittikçe artan Arap milliyetçiliğini ve milliyetçileri de finansal olarak  destekleyerek, ABD’nin bölgede güçlü bir konuma gelmesini engellemeye çalışıyordu.

ABD Devlet Başkanı Harry Truman kendi Dışişleri Bakanı George Marhall’ın muhalefetine ve yönetimdeki diğer etkili kişilerin siyasi endişelerine rağmen, Filistin’in bölünmesine ve İsrail devletinin kurulmasına onay verirken, Orta Doğu artık eski Orta Doğu olmayacaktı.

İsrail devletinin kurulması şüphesiz 2000 yıldır vatansız olan İsraillilerin  sadece toprak değil aynı zamanda bir devlet  sahibi olmaları demekti. Geçen 60 yılda hiçte kolay olmayan bir süreç yaşayan İsrail’in bir devlet olarak varlığını bölgede bundan sonrada devam ettirmesi söz konusudur.Çünkü geçen süreç içerisinde İsrail artık bir  siyasal gerçekliktir ve Arap dünyası da bu siyasal gerçekliği artık kabul etmiş durumdadır.

İsrail devleti kuruluşundan 9 ay sonra 1949 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınmıştır. İktidarda CHP Hükümeti vardır ve Cumhurbaşkanı da İsmet İnönü’dür. 1945 yılında savaşın bitimi ile Türkiye’den büyük bir kitlesel Yahudi göçü Filistin bölgesine -dolayısı ile İsrail’e- olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı esnasında “Varlık Vergisi” çerçevesinde gayrimüslimlerden alınan yüksek vergiler ve ödemeyenlerin uğradığı haksız muamele, tüm gayri müslimleri olduğu gibi Yahudileri de çok olumsuz etkilemiştir. Kanımızca, bu yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti için aynı zamanda büyük bir kültürel, entelektüel ve ekonomik kayıp olmasının yanı sıra siyasi anlamda da telafisi mümkün olmayan bir kayıptır. Cumhurbaşkanı İnönü’nün Yahudilerin göçüne onay vermesi bir noktada bu yapılan bu haksızlığın acısını biraz olsun azaltmaya yöneliktir. Bugün de İsrail de Türkiye’den göçen Yahudiler halen Türkiye kültürünü korumaya çalışmaktadırlar. 1990’larda Başbakan Tansu Çiller’in İsrail ziyareti bu açıdan çok büyük bir olaya dönüşmüş ve Türk-İsrail ilişkileri çok önemli bir ivme yakalamıştır.

Türkiye’nin İsrail devletini tanıması sonraki yıllarda Türkiye’nin Arap milliyetçilerinin tepkisi çekmesine neden olmuştur. 14 mayıs 1950 seçimleri ile iktidara gelen Demokrat Parti başından itibaren İsrail’e olumlu bakmıştır. İsrail ile iyi ilişkiler Türk Devletinin dış politikasının temel taşlarından biri olmuştur. Nitekim bu dostluk için Türkiye “büyük bedeller ödemiştir”. İlginçtir aynı şekilde İsraillilerde böyle düşünmektedirler.

Başbakan Adnan Menderes, İsrail ile ilişkileri sonrası başta Mısır olmak üzere, Arap milliyetçilerinin baskısına maruz kalmış ve 1956 Süveyş krizi sonrasında ikili ilişkileri müsteşar düzeyine indirmek zorunda kalmış ve bu durum 1990’lı yılların başlarına kadar sürmüştür.1990 başından itibaren de ilişkiler tekrar büyükelçilik düzeyine çıkarılmıştır.  Türkiye 1960 ve 1970’li yıllarda Arap milliyetçiğinin hedefi olurken, diğer taraftan İslam dünyasına  İsrail’in bir siyasal gerçeklik olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Türkiye-İsrail ilişkileri tüm bu dönemlerde yine en yoğun biçimde devam ediyor ve ABD’nin önemli müttefiki Türkiye’nin İsrail ile Orta Doğu da iyi geçindiği ve korumaya çalıştığı görülüyordu.

Türkiye-İsrail ilişkileri öyle bir gelişme gösterdi ki, bazı yazarlar, eğer İsrail ABD’nin Orta Doğu'da ki çocuğu ise, bu çocuğun en yakın arkadaşı Türkiye’dir şeklinde analizler yapıyorlardı. Gerçekten de 1980’li yıllardan itibaren Türkiye–İsrail ilişkileri daha çok askeri alanda önemli bir gelişme gösterdi. PKK terörünün başlaması ile birlikte, Türkiye İsrail'den “sınır ötesi terör hareketleri ile mücadele konusunda”  fikir alış-verişi ve teknoloji alımında bulunmaya başladı. 1990’lı yıllarda ise Avrupa ülkelerinin İnsan Haklarını ihlal ediyor diyerek, Türkiye’ye parasını ödediği halde silahları teslim etmeyişi, PKK ile mücadele de önemli insan kaybını da beraberinde getiriyordu. Tüm bu yıllarda İsrail Türkiye’ye doğrudan silah ve teknoloji vererek, terör ile mücadelede Türkiye’nin daha etkin bir mücadele etmesini sağlamıştır.

Nitekim 1992 yılında Yahudilerin İspanya’dan göçe zorlanmalarının 500. yılında İstanbul’da sadece bir Vakıf kurulmakla kalınmamış Türkiye’de ve tüm dünyada bu konunun önemine değinilmiş ve Yahudileri kabul eden Osmanlı İmparatorluğu’nun daha sonraları  Yahudi milletini nasıl   (millet-i sadıka) sadık millet olarak gördüğü değişik organizasyonlar ile tekrar tekrar hatırlatıldı. Şüphesiz  güçlü İsrail lobisi içinde önemli bir yıldı 1992.

Türkiye’nin dış politikasında ise İsrail ve İsrail lobisi önemli bir unsurdur. Türkiye’de genel olarak devlet politikaları anlamında bir İsrail karşıtlığı söz konusu değildir. Fakat son 25 yıldır tüm dünyada hızla gelişen İslami hareketlerin bir ürünü olarak Türkiye’de de bir İsrail karşıtı bir hareket ve kesim oluşmaya başlamıştır. Özellikle İslamcı basının bazı gazeteleri ve yazarları son yıllarda İsrail düşmanlığı pompalamaktadırlar.

İlginç bir şekilde tüm 90’lı yıllarda İslamcı hareketlerin gösterilerinde “İsrail bayrağı yakmak bir rituel haline” dönüşmüştür. Örneğin İslamcı hareketin ve siyasal partilerin en önemli lideri konumundaki Necmettin Erbakan’ın konuşmaları bunu açıkça ortaya koymaktadır. Necmettin Erbakan, “siyonizmin” dünyanın en büyük baş belası olduğu yönündeki görüşünü her defasında söylemiştir. İlginç olan ise,1990’lı yılların ortalarında Necmettin Erbakan’ın koalisyon hükümetinde başbakan olduğunda Türkiye’nin İsrail ile başta savunma konuları olmak üzere tüm anlaşmaları parafe etmesi veya yenilerini imzalamasıdır. Tansu Çiller ile Koalisyon ortağı olan Necmettin Erbakan bu anlamda “İsrail’e sempati ile bakan” ortağını kıramamıştır!!!! Siyasetin belkide en ilginç noktası budur.

Nitekim Erbakan’ın öğrencisi olan Başbakan Tayyip Erdoğan’da gençliğinde İsrail karşıtı söylemlerde bulunmuş ama önce Belediye Başkanı sonra ise Başbakan olarak Necmettin Erbakan’ dan daha da ileriye giderek ABD’deki İsrail lobisi temsilcilerinden yılın siyasetçisi ödülünü almıştır.  Her ne kadar Tayyip Erdoğan İsrail’e çok kritik eleştirilerde bulunan bir Türk başbakanı olsa da, son 6 yıldır hem İslamcı gösteriler hem de“İsrail bayrağı yakmak” iyice azalmıştır.


İsrail’in ABD yönetimi ve dış politikası üzerinde ne kadar etkili olduğu iki yıl önce JohnMearshheimer/Stephen Waltz ikilisi tarafından yayınlanan ve büyük bir gürültü koparan “ABD ve İsrail lobisi” isimli kitap açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Tabii Türkiye’nin Rum/Ermeni lobisine karşı en büyük desteği de İsrail lobisinden gördüğü açıktır. Eğer bugüne kadar Sözde Ermeni Soykırımı kararı Amerikan Senatosundan geçmedi ise bunda İsrail lobisinin büyük payı vardır.

İsrail aynı zamanda Türkiye’nin AB üyeliği içinde lobi yapmaktadır. 1999 yılında Helsinki’de Türkiye’nin adaylığı tescil edilirken, AB’ye mektup gönderenler arasında sadece ABD devlet başkanı Bill Clinton değil,  aynı zamanda İsrail devlet başkanı da vardır!!!!

Buna bir de Abdullah Öcalan’ın Kenya da yakalanmasında ve Türkiye getirilmesinde ABD ve İsrail gizli örgütlerinin de çok önemli katkıları olduğunu eklemekte fayda vardır. İsrail Türkiye’yi bu anlamda destekleyen ve bilgi ile besleyen bir ülke olmuştur. Son dönemlerde İsrail ile Suriye arasında arabuluculuğa soyunan Türkiye’nin, İsrail’in onayı olmadan bunu gerçekleştirmesi mümkün değildir.

İsrail-İran ilişkileri ise Türkiye’yi zor duruma sokmaktadır. Her iki ülkenin genelde “ağız dalaşı” olarak yorumlanabilecek olan tartışmaları Türkiye’yi zor durumda bırakmaktadır. Çünkü Türkiye her iki ülke ile de son dönemlerde yoğun bir ilişki içindedir. Türkiye kanımızca her iki tarafı da kırmamaya ve taraf olmamaya özen göstermektedir. Türkiye’nin İran’ı düşman olarak görmesi söz konusu olmadığı gibi, İran içinde İsrail’den vazgeçmesi mümkün değildir. Ama İran’ın nükleer bir askeri güce dönüşmesi şüphesiz İsrail kadar olmasa da Türkiye’yi de rahatsız etmektedir. En azından son dönemdeki tartışmalar bunu göstermektedir.

Türkiye-İsrail ilişkilerinin kuruluşundan itibaren seyrine bakıldığında İsrail’i tanımış olmanın doğru bir karar olduğu görülmektedir. Atatürk ile beraber Cumhuriyeti kuranlardan olan İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün bu tarihi kararı şimdi daha iyi anlaşılmaktadır. Çok değil, modern Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan tam 25 yıl sonra kurulan İsrail devleti’nin 60 yıllık geçmişi sonuç itibarı ile çok zor geçmiştir. Fakat İsrail’de yeni nesil artık olaya “normalleşme” çerçevesinde bakmakta ve İsrail devletinin yaşaması onlar için, bir öceki nesil için  kurulması ne kadar zor oldu ise, yaşaması da bu yeni nesil için o kadar normal gözükmektedir. Arap dünyasının İsrail politikaları ayrı bir tartışma konusudur. Filistin Sorununun çözümlenmesi de kolay olmayacaktır. Ama İsrail 60 yıldır var ve bugün artık tüm Orta Doğu ve dünya için siyasal bir gerçekliktir.

İsrail’in 60. yıl kutlamaları Ankara Swiss Hotel’de yapıldı. Devletin en üst düzeyde temsil edildiği çok kalabalık bir katılımcı ile gerçekleşen bu gece de İsrail Büyükelçisinin söylediği şu cümle ile belki de her şeyi anlatıyordu.”60 yıl bizim için hiç kolay geçmedi, ama sonuçta bizde 60 yıllık bir devlet olduk ve nice 60 yıllar kutlamak hedefimiz olarak kalacaktır.”

Türkiye’nin başından itibaren İsrail’i tanıması ise, tekrar etmekte fayda var,
Büyük devlet olmanın doğal bir sonucu olarak görülmelidir.1492 den beri önce Osmanlı imparatorluğunun sonra da Türkiye’nin sosyal, siyasal, ekonomik ,kültürel ve entelektüel yaşamına çok büyük katkıda bulunan bu ulusa verilecek en büyük hediye bundan başka ne olabilirdi ki? İnönü’den Tayyip Erdoğan’a bu anlamda sadece bir gelenekten söz edilebilir. Bu geleneğin bundan sonra devam etmemesi içinde bir neden bulunmamaktadır gibi gözükmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Why Jewish Blood Runs in Modern Spaniards

By Shelomo Alfassa / December 7, 2008

 

On December 5, 2008, the New York Times reported that 20% of the population of the Iberian Peninsula (modern Spain and Portugal ) had Sephardic Jewish ancestry and 11% had DNA markers reflecting Islamic ancestors. To those familiar with the long and dark history of the Jews of Spain and Portugal , this is not of tremendous surprise. To understand the history of the Sephardic Jews is to understand why the genetic testing returned such results.

 

Jews most likely arrived in what is today Spain , sailing from the holy land with both the Phoenician sea traders and later with the Greeks. Prior to the Phoenicians arriving on the shores of Iberia , many different groups inhabited the peninsula. The Greeks took up sea going trade, much like the Phoenicians, sometime between 500 and 800 BCE. The potential for the Greeks, much like the Phoenicians, to have carried along Ioudaios (Jews) on their sailing vessels is quite plausible. The Greeks set up emporiums (trade centers) in Iberia and traditional Greek-style colonies in at least one city as early as 800-700 BCE. Among these Hellenistic city-states, it is known Jews made up a considerable portion of the population.

 

Long before the Spanish language came into being or before the Catholic religion ever came to the Iberian Peninsula , Jews existed there. Jews lived under oppressive and successive dominant societies, including the Romans, the Germanic tribes (Vandals, Visigoths and others), the Islamic tribes consisting of Arabs and Berbers, and eventually under the Catholic Kings, the ancestors of the modern monarchy of Spain .

 

The Jews in Spain , prior to the Expulsion of 1492, were a successful people, many were part of the aristocracy of the country. If we look at a comparison, the Spanish Jews of 1340, were no less influential and vital to cities in Spain as were the Jews to New York City in 1940; the same can be said of the Jews of Baghdad of the same year. They were judicial and political leaders, heads of government, they held legislative power, and they either controlled or could at least influence those, which were in charge of communal infrastructure. Like the Jews of Baghdad and New York City of 1940, the Jewish community in Spain some 600 years earlier possessed many wealthy and powerful individuals, both serving in the private sector as well as for the government.

 

The events leading up to the final Expulsion of the Jews from Iberia between 1492-1497 are written in the book of the darkest days of the Jewish people; this period was the worst period for the Jewish people since the destruction of ancient Jerusalem and prior to the Holocaust. If they did not leave by threat of expulsion, those Jews which did not straightforwardly welcome Christianity into their lives (and those that were accused by the Catholic Church of being heretics) were often sentenced to lifelong punishment and occasionally sentenced to death by burning or asphyxiation. Burning and looting Jewish homes, property, stores, community buildings and houses of prayer were common place for hundreds of years. These attacks were often brought about by Catholic clergyman which preached fire and brimstone against the Jewish communities. Not being able to observe their religion, scores of Jews fled, many others converted to Christianity, ahead of and during

 the Spanish and Portuguese Inquistions. Near 50,000 or more were said to have outright converted in Barcelona alone during the pogroms of 1391-this-in a city which a couple hundred years earlier was the Western center of all Diaspora Jewry!

 

The late editor-in-chief of the Encyclopedia Judaica, the Oxford historian Prof. Cecil Roth, said that in Spain , on some occasions, entire Jewish communities led by their rabbis, converted to Christianity instead of facing punishment and surrendering everything they possessed. In Portugal , Roth indicated that Jews made up such a large population, that to be called a "Portuguese" meant that you were a Jew. Roth made a proclamation in the 1930's indicating that there was probably no one in present Spanish society of which a tincture of Jewish blood did not run.

 

In addition of conversion of Jews (and Muslims) to Christianity, centuries of rape and intermarriage certainly have clouded the gene pool of those living on Iberia . Genetic research technology is evolving at an exponential rate. The science of genetics remains a subject which continues to develop rapidly in both scientific terms as well as societal. In this branch of biology that deals with heredity, especially the mechanisms of hereditary transmission and the variation of inherited characteristics among similar or related organisms, the genetic constitution of an individual, class, or group (in this case the Sephardim) is being increasingly explored. The report that 20% of the population of the Iberian Peninsula has Sephardic Jewish ancestry is not surprising. Sephardic and Ashkenazic Jews were geographically and religiously separate populations, these two populations often display significant differences in the incidence of genetic diseases and medical

 conditions, as well as markers which can be isolated through testing of their blood groups, chromosomal testing and through the examination of maternal mitochondrial DNA.

 

The Sephardic Jews make up the second largest division of the Jewish population; they have their historic roots in Spain , Portugal , as well as due to migrations, in North Africa . Sephardic Jews comprise the second largest group in the worldwide Jewish population after Ashkenazic Jews that stem from Central and Eastern Europe . They have developed and possess a shared relationship based upon unique religious traditions, collective ideals, customs and ethnicity. Today, Sephardic Jews inhabit all corners of the earth, with large populations living in North and South America as well as France , Turkey and Israel . Smaller populations exist in The Netherlands, Britain and the Balkans.

 

Shelomo Alfassa is a historian and writer concentrating on Sephardic Jewry.

He has written several books, including: "Ethnic Sephardic Jews in the Medical Literature." www.alfassa. com

 

This essay is available for syndication

 

© Shelomo Alfassa

 

http://www.alfassa. com/dna.html

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 SON DAKİKAELENLER

 

Flash Haberler

 

Yeni:

:~:~:~

ARALIK 2008 BÜLTENİ ÇIKMIŞTIR:

 

:~:~:~:~:~

TIKLAYIN

:~:~:~:~:~

 

İZZET KERİBAR RESİM SERGİSİ BEIT HATFUTSOT 'TA

 

~:~:~:~:~:~

 

îøëæ îåøùú

 éäãåú úåøëéä

ñôøéä

àøëéåï

~:~:~:~:~:~

TÜRKİYELİLER BİRLİĞİ GENEL KONGRESİ ARALIKTA

~:~:~:~:~:~

 

:

YENI HABERLER

İÇİN TIKLAYIN

 

~:~:~:~:~:~

 

OLE HADAŞLARA ÖNEMLİ DUYURU

 

~:~:~:~:~:~

JEWISH AGENCY

LINKLERDE

~:~:~:~:~:~

 

TÜRKÇE DERSLERİ

 

:~:~:~:~:~:~

İŞ ARAYAN

İŞ VEREN

 

:~:~:~:~:~:~

 

AİDAT ÖDEMELERİ

 

~:~:~:~:~:~:~

 TEBRIK KARTLARI

VE

HEDİYELİKLER

BENE BERİT

YOSEF NIEGO

LOCASINDA

~:~:~:~:~:~:~

~:~:~:~:~:~:~

~:~:~:~:~:~:~

 

ANADOLU KİLİMLERİ SERGİSİ

~:~:~:~:~:~:~

 

ŞEMEŞ KARMİEL DANS GRUBU İSRAİLDEYDİ

~:~:~:~:~:~:~

 

~:~:~:~:~:~:~

İLAN VERMEK

 İSTEYENLER

~:~:~:~:~:~:~

~:~:~:~:~:~:~

İZMİRDE BET İSRAEL SINAGOGU

~:~:~:~:~:~:~

 

 TÜRK

GAZETECİLER

DERNEĞİMİZDE

AĞIRLANDILAR

~:~:~:~:~:~:~

T

BURS DAĞITIMI

~:~:~:~:~:~:~

 

ISTANBUL

DOSTLUK YURDU TIYATRO KOLU "MOIZ I HIBERNATUS" ADLI OYUNUNU ISRAILDE SAHNELEDI.

~:~:~:~:~:~:~

~:~:~:~:~:~:~

IYT 2006 Akademisyenler Gecesi

~:~:~:~:~:~:~

13 Mayıs 2006 Ramat-Hagolan Gezisi

~:~:~:~:~:~:~

2006 Purim

Partisi

~:~:~:~:~:~:~

 

~:~:~:~:~:~:~

2006-2008

Dönemi Yönetim

Kurulu Seçildi

~:~:~:~:~:~:~

Israilde Yaşayan

Türkiye Kökenli

Yahudiler

Yazan: Selim Amado

~:~:~:~:~:~:~

Linkler

~:~:~:~:~:~:~

 

 

24, øçåá øåèùéìã áú éí 59381     03-6582936          èì: 03-6573894     ô÷ñ:

24/1 Rothschild St.   Bat-Yam 59381     Tel:03-6582936    Fax: 03-6573894    E-mail: iyt@netvision.net.il

-------------

Last Update: Wednesday, 31 December 2008.

-------------

CONCERNING THE Copyright © OF THE DESIGN OF THIS SITE:

Copyright © 2003-2004-2005-2006-2007 - LIONS GATE TECHNOLOGIES© - LIGA-TECH© WEB SERVICES - ISRAEL - ALL RIGHTS RESERVED.

-------------

Designed & Hosted By LiGa-Tech Web Services© - E-Mail: mail@liga-tech.us