|
Haberler
“JINSA” Yeniden İsrail’deydi
ABD’nin Güvenlik Konularındaki Faaliyetiyle Bilinen bu Toplum Sivil
Kuruluşunun 25 Üyesi İsrail Gezisinin Son Gecesinde Derneğimizin Verdiği
bir Yemekte Ağırlandılar.
Tam bir yıl önce olduğu gibi JINSA Enstitüsünün 25 üyesi bu yıl da
İsrail’i gezip ülkemizi tanıma olanağı buldular.
Geçen yılın Mart Bülteninde yazdığımız gibi, JINSA - Jewish Institution
for National Security Affairs ( Milli Güvenlik Konuları için Yahudi
Enstitüsü) Amerika-İsrail askeri ilişkilerinde çok etkili bir kuruluş.
Üyeleri arasında Yahudiler kadar Hristyanlar da var.
Ülkemize gelen grup tamamen “Hispanic Americans” denen, kökenleri
İspanyol olan üyelerden oluşuyordu. İçlerindeki bir kaç Yahudi hariç,
hepsi Hristyandı. Ortak tarafımız, atalarımızın İspanya’dan çıkmış
olması ve İspanyol lisanını bu güne kadar muhafaza etmiş olmamız.
İsrail’in pek çok yöresini gezdikten sonra son gecelerini hala Ladino
konuşan bizlerle geçirmek istemişlerdi. Ve 25.Mart.2012 gecesi bu
isteklerine nail oldular.
Akşam yemeğini bu kez Rekanati Yaşlılar Yurdu salonunda düzenledik.
Bu noktada, bizlere büyük yakınlık gösterip Yurdun kapılarını açan
Rekanati Yaşlılar Yurdu Müdürü Roni Aranya’ya teşekkürü borç bildiğimizi
belirtmek isteriz.
Konuklar arasında Tel Aviv’deki Amerika Büyük Elçiliğinden Müsteşar
Robert Davis ve eşi ile Ticaret Ataşesi Rafael Patino da vardı.
Gecenin açılış konuşmasında Derneğimiz başkanı Zali de Toledo,
Yahudilerin İspanya’dan kovulduğu yıl, Kristof Kolomb’un da İspanya’dan
ayrılıp Amerika’yı keşfettiği yıl olduğunu belirttikten sonra kısaca
şöyle devam etti: “İsrail’i oluşturan 72 ülkeden gelen göçmenler dil
ve kültürlerini de beraber getirdiler. Bizler de İspanya’dan sürgün
edildikten sonra Osmanlı topraklarında kültür ve lisanımızı koruduk ve
onları bu ülkeye taşıdık. İspanyol lisanı, Yahudilerin yaşadığı değişik
ülkelerin lisanlarının etkisi altında kaldıktan sonra bugünkü Ladino
veya Judeo-Espanyol dediğimiz halini aldı. Sizin atalarınız da bizim
atalarımız gibi İberya yarımadasından çıktılar. Demek ki aynı cografi ve
dilsel kökenlere sahibiz. ABD İsrail’i devamlı destekleyen dost bir
ülkedir. Bunu her zaman takdirle karşılarız. Bu gezinizde İsrail’deki
değişik etnik kökenli insanlar gördünüz. Bu gece de biz Türk
Yahudilerinin Sefaradi geleneklere uygun olarak hazırladığı yemekleri
tadacak ve Ladino şarkılar dinleyeceksiniz. Beğeneceğinizi ve bu geceyi
bu gezinin güzel anılarından biri olarak her zaman anımsayacağınızı
umuyoruz.”
Artdından söz alan JINSA Yönetim Kurulu üyelerinden ve grubun temsilcisi
Jacob Monti, tekrar aramızda bulunmaktan duyduğu sevinci dile
getirdikten sonra gruptaki arkadaşlarını tanıttı. Kısmen İnglizce,
kısmen İspanyolca yapılan bu konuşmadan sonra, Derneğimizin Danışmanlar
Kurulu Başkanı Selim Salti söz alarak Amerika’ya ilk giden İspanyollar
arasında pek çok Yahudi bilim adamı olduğunu vurgulayarak Hispanic’lerle
olan ortak taraflarımızı belirtti.
Son konuşmayı Amerikalı konuklardan biri yaptı ve bu geziden duyduğu
memnuniyeti belirttikten sonra özellikle Amerika ile İsrail arasındaki
dostluk bağlarını vurguladı.
Sıra sefaradik yemekleri tatmağa gelmişti. Bu arada, pianist Kobi Mişal
eşliğinde Rinat Emanuel’in güzel sesi ve sevimli hareketleriyle
söylediği Ladino, İngilizce ve İbranice şarkılar geceye büyük renk
kattı.


================================================
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Zali De
Toledo’yu Kutladı
Birliğimizin yeni dönem Başkanı Zali De Toledo, bu göreve getirildiğini,
daha önceki görevinden tanıdığı
Türkiye
Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e bir mektupla bildirmiş ve
Birliğimizin amaçları çerçevesinde,
Türkiye-İsrail
dostluğuna katkı çaslışmalarını sürdüreceğini bildirmişti.
T.C. Tel
Aviv Geçici Maslahatrgüzarı Sn. Doğan Işık, 15.Mart.2012 günü Zali De
Toledo’yu evinde ziyaret
ederek
Cumhurbaşkanının mesajını şahsen iletti. Mesajında Cumhurbaşkanı Gül,
Zali’nin bu göreve
getirilmesinden büyük
memnuniyet duyduğunu söyleyerek başarılar diledi.

================================================
BİRLİĞİMİZDE YENİ YÖNETİM
İsrail’deki Türkiyeliler Birliği’nin 3 yılda bir yapılan genel kongresi
BatYam
lokalinde gerçekleşti.
Faaliyet raporu, mali rapor ve murakıp raporunun okunmasından sonra eski
yönetim kurulu ibra edildi
ve yeni Danışmanlar Kurulunun seçimine geçildi.
Eski başkanlar ile Şube başkanlarının tabii üye olduğu ve Türk kökenli
değişik kurum temsilcilerinin katılımıyla da
oluşan yeni Danışmanlar Kuruluna aşağıdaki üyeler seçildiler:
Yeni Danışma Kurulu ilk toplantıda, Selim Salti Danışma Kurulu
Başkanlığına,
Zali De Toledo
da Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildiler.
Zali De Toledo
uygun gördüğü mesai arkadaşlarının katılımı ile düzenlediği ilk
toplantıda,
Yönetim Kurulu görevleri aşağıdaki şekilde paylaşıldı:
İYT – TÜRKİYELİLER
BİRLİĞİ YÖNETIM
KURULU
2012-2013 DÖNEMİ
BAŞKAN
ZALİ DE TOLEDO
BASKAN VEKİLİ
NESİM
GÜVENIŞ
SEKRETER
JAK ABORESİ
MALİ İŞLER
SABİ BALLI
İNTERNET
İZZET
İSRAEL BENBASSAT
TANITIM
RAFAEL SADİ
ETKİNLİKLER
VİOLET BAHAR
ALİYA
MOİZ SUSTİEL
SAMİ GERŞON
GEÇMİŞ DÖNEM BAŞKANI
MOMO UZSİNAY
~:~:~:~:~:~:~
~:~:~:~:~:~:~
ÇALIŞMA VE İSTİŞARE KOLLARI
KÜLTÜR
ZALİ DE TOLEDO
, NESİM GÜVENİŞ
SPOR VE GENÇLİK
İZAK ADATO
, SAMİ GERŞON
TANITIM
RIFAT SADİ
, İSAK DUENYAS
, MOMO UZSİNAY
MALİ İŞLER
YUDA BEHAR
, SABİ BALLI
LOKAL VE ETKİNLİK
VİOLET BAHAR
,
ETİ ABORESİ ,JAK
ABORESİ
ALİYA
MOİZ SUSTİEL,
LİNDA ESKENAZİ ,
BELLA KORONYO, TİNA
KARAKO, KORİN LEON
DANIŞMANLAR
SELİM AMADO
, YOSİ BENALTABET
, ŞELA MİZRAHİ
, İSAK DUENYAS
MORENO MARGUNATO
~:~:~:~:~:~:~
~:~:~:~:~:~:~
DANIŞMANLAR
KURULU
Selim Salti
( Başkan)
Nesim Güveniş.Rafael Sadi.Zali De Toledo.Sabi Ballı.Naime Salti.Moiz Sustiel
Eli Alubi.Violet Behar.Nelson Kent.Bondi Çakım.Şela Mizrahi.Stella Kent
Dr. Avram Mizrahi.Bety Alubi.Mengi Yahya.Yehuda Behar.Yosi Benaltabet
David Angel.Sami Gerşon.İsrael benbasat.Linda Eskenazi.İzak Duenyas
Besim Kohen.İzak Adato.Roni Aranya.Ovadya Benbasat
~:~:~:~:~:~:~
ZALI DE TOLEDO ILE KONUSMA- TIKLAYIN
YOUTUBE
RAFAEL SADI
---------------------------------------------------------------
26
ŞUBAT 2012 ŞALOM GAZETESİNDEN ALINMIŞTIR
Türkiyeliler Birliği, Zali de Toledo ile daha da güçlü…
Türkiye’de uzun yıllar Kültür Ataşeliği görevini
başarıyla yürüten Zali de Toledo, hepimizin tanıdığı
ve sevdiği bir sima. Girişken ve becerikli
kişiliğini takdir ettiğimiz Zali de Toledo’nun
başkanlığını üstlendiği İsrail’deki Türkiyeliler
Birliği’ni ileriye taşıyacağına, iki ülke arasındaki
kültürel ilişkilere ivme kazandırma yönünde büyük
adımlar atacağına inanıyorum
Kendinizi tanıtır mısınız?
1943
yılında Kasımpaşa’da, tam Varlık Vergisi
dönemlerinde doğdum. Taksim’de İsrail
Konsolosluğu açılışına büyükannem ile gitmiştim.
Müthiş kalabalıktı, herkes duygulanmış sevinç
gözyaşları döküyordu. Henüz altı yaşındaydım ama
çok etkilenmiştim. O yaşlardan itibaren bende
bir tutku haline gelen İsrail’e, 1960 yılında
göç ettim. İbranice öğrenmek üzere kibutza
gittim. Orada yeteneklerimi ortaya çıkaracak bir
iş buldular bana; böylelikle kibutzda kunduracı
olarak çalışmaya başladım. Kibutzda evlendim,
kızım orada doğdu, bugün 50 yaşında. Üç torunum
var, her biri ile gurur duyuyorum. Kız torunum
26 yaşında, çok büyük bir şirketin CEO’su olarak
çalışıyor. İkinci torunum yeni tamamladığı
askerlik görevinde paraşütçü komando
birliğindeydi. Bir de on dört yaşında bir
torunum var.
İsrail Filarmoni Orkestrası ile uzun çalışma
döneminiz nasıl başladı?
İsrail Filarmoni ile on yıl süren bir çalışmam
var. Herhalde çok şanslıydım çünkü dünyanın en
ünlü ve en değerli şefleri ile çalışma imkânı
buldum. Arthur Rubinstein’dan tutun, Leonard
Bernstein’a günümüzde her biri birer efsane olan
müzisyenlerle çalıştım. Orkestranın halkla
ilişkilerini yaptığım, dış ülkelerde tanıtımını
sağladığım bu dönem, hayatımın kültürel açıdan
en zengin dönemi oldu. Elçilikler,
konsolosluklar, diplomatlar ile ilişki içindeki
bu on yıl o kadar çabuk geçti ki…
Bu
görevin ardından İspanya’da Katolik kiliseleri
konusunda üç aylık bir araştırma sürecim oldu. O
dönemde Katolik kilisesi Kudüs’le fazla
ilgilenmiyordu. İspanyolca bildiğim ve Saint
Pulcherie adlı Katolik okulunda eğitim gördüğüm
için beni göndermeyi uygun buldular. Araştırma
konum, Katolik Kiliseleri ile temasa girip
mensuplarının neden Kudüs’e gelmediklerini
öğrenmekti. O dönemde Hıristiyan âleminden dini
turlarla İsrail’e gelenler Ortodokslar ve
Protestanlardı. Günümüzde bu durum değişti
tabii.
Şimdiki İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres ile
tanışıklığınız hangi dönemde oldu?
Peres’i uzun yıllar önce tanıdım. Başbakanlığa
aday olduğunda ona gönüllü olarak yardımcı
oldum. Daha sonra Ladino konuşan bir toplumu
temsilen İşçi Partisi yararına birçok çalışmaya
katıldım. Peres de, İşçi Partisi de çalışmamı
takdir etti.
Türkiye’ye Kültür Ataşesi olarak atanmanızda
Şimon Peres’in etkisi oldu mu?
Tabii ki. Bugünmüş gibi hala hatırlıyorum: King
David Oteli’ne Avusturya Cumhurbaşkanı gelmişti.
Ben orada Peres’e yaklaşıp, “Şimon, İsrail’i
ülke dışında tanıtamaz mıyım?” diye sordum. “Hiç
şüphem yok, bunu çok iyi başarırsın. Bugünlerde
gel konuşalım,” dedi. Üç ay sonra
Türkiye’deydim.
O tarihlerde Türkiye’de İsrail’in Kültür
Ataşesi diye bir görev yoktu, değil mi?
Yoktu tabii. Ankara’ya vardım. Farabi Sokak’ta
derme çatma bir binaydı. Oturabileceğim bir
iskemlem bile yoktu. Çok sevdiğim ve maalesef
genç yaşta kaybettiğimiz Büyükelçi David
Granit’e, “Bugün misafiriniz var mı?” diye
sordum, “Yok” dedi. Önündeki iskemleyi aldım ve
oturdum. Yani işe tek bir iskemle ile başladım
ve sonuçta sanırım başarılı oldum. Ama ortam da
çok elverişliydi.
Türkiye’de birçok etkinlik düzenlediniz. Bu
etkinliklerden sizi en çok heyecanlandıranlar
hangileriydi?
İki
çok önemli etkinlikten söz etmek istiyorum.
Topkapı Sarayı’ndan, Askeri Müze ve İslam
Eserleri Müzesi’nden sergiler getirdim İsrail
Müzesi’ne. Bu serginin açılışına Ariel Şaron da
gelmişti. İslam Eserleri Müzesi Müdürü Nazan
Ölçer ile birlikte o müzeden çok değerli halılar
getirmiştik İsrail’e sergilenmek üzere.
Ayrıca İslam Eserleri Müzesi’nde Osmanlı
Bankası’nın desteği ile Kutsal Toprakların
Osmanlı dönemini yansıtan ve eski fotoğraflardan
oluşan bir sergi açtık. Topkapı Sarayı’ndan ve
Askeri Müze’den taşıdığımız değerli eşyalarla
İsrail Müzesi’nde açtığımız sergide çok yüksek
meblağlarda sigorta ödedik. Askeri Müze, IV.
Murat’ın çadırını da verdi sergilenmek üzere.
Çok
sayıda konser düzenledim. Son olarak Kudüs
Senfoni Orkestrası’nı getirdiğim Ankara’daki
konserde tüm üst düzey simalar vardı. İsrail’den
birçok şarkıcı, bale sanatçısı ve orkestralar
getirdim. Fazıl Say’ın da İsrail’de konser
vermesini organize ettim. TRT’nin gençlik
grupları, ‘Sultans of The Dance’, TRT Çok Sesli
Korosu, Cem Mansur İsrail’de sahne alan
sanatçılar oldu. Anlayacağınız kültürel
etkinliklerde iki taraflı çalıştım. Birini maaş
karşılığı, diğerini gönüllü olarak yaptım.
Türkiye’de çok sayıda dostluk ilişkisi kurdunuz
herhalde…
Çok
güzel ilişkiler kurdum. Bunların en önemlisi
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ile
yaptığım işbirliğiydi. İslam ve Yahudilik
dinleri arasında diyalog çalışmalarında
bulundum. O dönemde, tarihte ilk kez bir İslam
ülkesi, İsrail Başhahamını Türkiye’ye davet
etmiş oldu. Süleyman Demirel’i İsrail’de misafir
ettik.
Türkiyeliler Birliği Başkanlığı görevini nasıl
kabul ettiniz?
Başlangıçta açıkçası çekimser yaklaştım. Çünkü
ben hiçbir zaman Türkiyeliler Birliği çerçevesi
altında çalışmadım. Hep tek başıma çalıştım, hiç
kimseye ‘bunu nasıl yapalım’ diye danışmadım.
Kararları kendi başıma almış bir insanım.
Gruplar ve komisyonlar ile birlikte çalışmadım
hiçbir zaman. Teklif gelince gerçekten çok
şaşırdım. Sonuçta kabul ettim, çünkü bu büyük
bir şeref.
Ne gibi projeleri gerçekleştirmek istiyorsunuz?
İlk
aşamada Türkiyeliler Birliği’nin tanıtımı
yönünde çalışmalar yapacağım. Geniş bir
yelpazede tanınması için temaslara başladım.
Binyamin Netanyahu’nun bürosundan Eitan Nae
geçtiğimiz günlerde bizleri tanımak için
ziyaretimize geldi. Dışişleri Bakanı Yardımcısı
ile bu amaçla bir görüşme yaptım. Yakında Devlet
Başkanı Şimon Peres ile bir görüşme yapacağım.
İsrail’in tanıtım konusunda en önemli web sitesi
‘The Israel Project’ ile Rafael Sadi’nin
yürüttüğü ‘HasTürk’ web sitesini temasa
geçirmeyi düşünüyorum. Yani tanıtım açısından
açık ve dışa dönük, çok yönlü çalışmalar
yürüteceğiz. Amacım Türkiyeliler Birliği’nin
herkesçe tanınması.
Türkiye ile ilişkileri güçlendirme konusunda
neler yapacaksınız?
İşin
en kolayı ilişkileri kültürel açıdan sürdürmek
ve güçlendirmektir. Ne de olsa müzisyenler,
sanatçılar aynı lisanı konuşurlar, kolay bir
lisandır konuştukları. En azından kültür yolu
ile iki ülke arasındaki bağları sağlam tutmak
için elimizden geleni yapacağız. Ekonomik
boyuttaki ilişkilerde içimiz rahat, iki ülke
arasındaki ticaret hacminde bu yıl yüzde 21
artış olduğu söyleniyor. Geçenlerde 148 kişilik
dindar bir grup geldi Türkiye’den. Onlar ülkenin
her tarafındaki camileri gezdiler. Birliğin eski
Başkanı Momo Uzsinay, birlikten bazı bayanlarla
birlikte bu grubu havaalanında çiçeklerle
karşıladılar. Bu kişiler böyle bir karşılama
karşısında şaşırıp kaldılar. Güzel ilişkiler
oldu. Bunların devamını getirmeye çalışacağız.
29 Şubat 2012
*************************************************************
“JINSA” Üyeleriyle Coşkulu Gece
ABD’nin Milli Güvenlik
Konularında Faaliyet Gösteren bu Sivil Toplum Kuruluşunun
Hispanic-Hristyan 20 Üyesi, İsrail Gezisinin Son Gecesinde,
Derneğimizde, Onurlarına Verilen Yemekte Ağırlandılar.
JINSA
– Jewish Institution for National Security Affairs ( Milli Güvenlik
Konuları için Yahudi Kurumu) Amerika-İsrail askeri ilişkilerinde en
etkili kuruluş.
Merkezi Waşington’da olup 1970
yılında kurulan bu kurumun tam 17.000 üyesi var. Amacı, İsrail ile
stratejik işbirliğini ilerletmek, füze ve hıgh-tech silahlar ile
terörizm, radikal akımlar gibi konularda araştırmalar yapmak, Amerikanın
etkili savunma gücü hakkında halkı bilgilendirmektir.
Bir Yahudi kuruluşu olmakla
beraber üyelerinin hepsi Yahudi değil. Aralarında Hristyanlar da var.
Bunlar arasında, “Hispanic” diye anılan İspanyolca konuşulan Meksika,
Kuba, Arajantin ve Orta Amerika kökenli Amerikalılar, bir grup oluşturup
İsrail’i ziyaret etme kararı aldılar.
JİNSA’nın müdürlerinden biri olan
İsrail doğumlu Türk kökenli Yola Haviv Johnston, grubu
oluşturanların Senatör, Emniyet Müdürü, Vali Vekili, Yargıç gibi önemli
ve etkin kişiler oluğunu dikkate alarak, ayrıca, bunların, İsrail’de
Ladino dediğimiz Judeo-İspanyol konuşan göçmenlerle görüşmelerinin
faydalı olacağına inanarak Derneğimize başvurdu.
20.Ocak Perşembe gecesi Bat
Yam’daki Kültür Merkezimizde bir bayram havası esiyordu. Kapıdan her
giren Amerikalı konuk, İngilizce veya İspanyolca kendisini tanıtarak
önüne gelenle kucaklaşıyordu.
Gecenin açılışında, Birliğimiz
Başkanı Momo Uzsinay yaptığı konuşmada, konukları ağırlamaktan
duyduğu onuru ifade etti.
Bundan sonra, konuk grup adına söz
alan, grubun tek Yahudi üyesi ve JİNSA Kurumu yöneticilerinden Jacob
Monty, JINSA ve grup hakkında bilgi vererek şunları söyledi:
“Hispanic şahsiyetlerle
fevkalade güzel bir grup oluşturduk. Aramızda Demokratlar da var,
Cumhuriyetçiler de var. İsrail’i öğrenmeğe geldik.Gördük ki,
Hristyanlarla Museviler arasında ortak değerler var. Aileye, dine ve
cemaate bağlılık, bunların yanı sıra girişimcilik hep ortak noktalardır.
Arkadaşlarımın hepsi Amerika’daki Hispanik halkın liderleri olup önemli
mevkilere sahiptir.”
Jacob Monty
bundan sonra grubu oluşturan 20 kişiyi sıfatlarıyla birlikte ayrı ayrı
takdim etti. Takdim edilen her konuk, bir hafta süresince gezdikleri ve
gördükleri hakkında izlenimlerini, duygularını dile getiriyordu.
Arturo Acevedo
(Texas, Austin Emniyet Müdürü) : Kalbimde kendimi İsrailli
hissediyorum!
Rudy Beserra
(Coca Cola Latin Amerika sorumlusu): Gördüğümüz her
şeyden çok olumlu etkilendik!
Maria Contreras
(Los Angeles, Promerika Bank Kurucu Başkanı): Bir rüyamı
gerçekleştirdim!
Hector Erube
( Texas eski Senatörü) : Gittiğimiz her yerde saygı gördük. Bizleri
sevgi ile kucakladılar.
Abel Maldonado
( California Vali Muavini): Yad Vaşem’i gezerken gözlerimizde hep
gözyaşı vardı!
Diğerleri de benzer duygular ifade
ederken “Seneye tekrar geleceğiz!” vaadinde bulunuyordu.
Konuşmalardan sonra, konuklar,
özel olarak hazırlanan Sefaradi yemeklerini tatmağa başladılar.
Bir süre sonra söz alan Ladino
Milli Otoritesi Başkan Vekili Moşe Şaul, Ladino dilinin değişik
ülkelerdeki Yahudileri bağlayan bir unsur olduğunu söyledi ve bu gece
Hispanik kökenlilerle bu lisanı paylaşmaktan gurur ve zevk duyduğunu
söyledi.
Son konuşmacı “Salti” Ladino
Merkezi Müdürü Prof. Şmuel Rafael ise, Bar İlan Üniversitesi
nezdindeki Merkezin çalışmaları hakkında bilgi vererek erişilen başarıyı
anlattı ve Sefaradi kültürünün önemini vurguladı.
Yemek ve konuşmalardan sonra
piyanist Kobi Mişal eşliğinde Ladino, İngilizce ve İbranice
şarkılar söyleyen Rinat Emanuel büyük beğeni kazandı.
Rinat ile orta yerde dans edecek
kadar havaya kapılan konuklar, birkaç saat sonraki uçaklarına yetişme
endişesi olmasaydı, daha uzun saatler kalmak istediklerini gizlemediler.
Nesim Güveniş

îåòöú àøâåðé äòåìéí áéùøàì
COUNCIL OF IMMIGRANT ASSOCIATIONS IN ISRAEL
ìëáåã
îåîå
òåæ-ñéðé
éå"ø
äúàçãåú òåìé úåøëéä
éøåùìéí 23
ìéðåàø 2011
äðãåï: äáàú úåãä òì ÷áìú äôðéí åúøåîú ääúàçãåú ìäñáøä
îø ñéðé,
ùìåí åáøëä,
áøöåðé
ìäåãåú ìê åìëì öååú äúàçãåú éåöàé úåøëéä áéùøàì, òì ÷áìú äôðéí äçîä
ùäòð÷úí ìðöéâ äúàçãåú òåìé
àîøé÷ä
ìèéðéú òå"ã ìéàåï àîéøàñ, áîñâøú äàéøåò ù÷ééîúí ìëáåã ðöéâé ä÷åðâøñ
äôøìîðè äàîøé÷àé.
îø àîéøàñ
äúøùí øáåú îäàéøåò ùìãáøéå àåøâï áöåøú éåöàú îï äëìì, áèåá èòí, ìøáåú
äîèòîéí, äúåëðéú äàîðåúéú
åäãåáøéí.
äåà öééï ìùáç àú äåôòúê ëîðçä äàéøåò.
ééùø
ëåç òì ôòéìåúëí áðåùà äñáøä ùì îãéðú éùøàì.
òìå
åäöìéçå.
ðùîç ìäîùê
ùéúåó äôòåìä.
áúåãä
åááøëä
îøéå ìá,
éå"ø
Türkiye
Hahambaşısı Sayın Rav Yitshak Haleva 8-Ocak-2011 Cumartesi akşamı
Saat
20.30 da Türkiyeliler Birliğinin Bat Yam Mohre Hasgarıot 7 daki
lokalinde bizlerle
olmuştur
Kendisi
ile bir sohbet gecesi ve Türkiyedeki kardeşlerimizin durumu ile ilgili
fikir
teatisinde bulunulmuştur.Seçkin ve kalabalık üyelerimize Sayın Yıtshak
Haleva
Yaron Ben Nae nin hazırladığı Yahudi Cemaatlerinin serisinden son cilt
olan
TÜRKİYE kitabını da tanıtmıştır

------------------------------------------------
=
|